Meditatif Dans
|
MEDİTATİF DANS !
20.y.y üzerinde yoğunlaştığı konuların başında özgürlük ve kimlik arayışı gelmektedir. İnsanlığın kendini tanıma arzusu fiziksel,zihinsel ve ruhsal varlığını fark etme,kendini ve çevresini yeniden yaratma çabası bu yüzyılın temel temasıdır diyebiliriz. Dans, bireyleri bağımsız bir sanat olarak temel elamanı olan hareket birimine çekmektedir. İnsan toplumsal varlıklardan etkilenir. Grubun tanımı bir şeyi paylaşmadır. Bu tür etkinliklere katılan kişilerde bireyler eski kimliklerini atıp, yeni kimliklere bürünmektedir. Bu tür olayların etkisi,yeni güçler yeni dinamikler ortaya çıkarır. Belli bir amaçla yapılan bu tür işlerle bireyle,arzu edilen yönlerde geliştirilebilir. Bu büyük olaylara katılmayan kişiler bile, izlence yoluyla o olaya ortak olabilir. Aynı duyguları paylaşırlar. Bir atom mekaniğinin etkisi gibi gittikçe yayılır ve çevreyi etkiler. İşte müzikle hareketin birleştiği büyük organizasyonlarda da hem görev alanlar , hem de izleyenler, bu büyük birlikteliği , bağlayıcılığı yaşamaktadır. |
|
![]() |
Eski bir inanışa göre insan vücudu evrimin enstrümanıdır. Varolmanın hayat konusu olarak,dansçı zaman ve mekan içinde kollarını iki yana açarak durduğunda hayat ağacını sembolize ediyor. Işık ve karanlık onun gök ve yeryüzü arasındaki bağ belkemiğini oluşturuyor. Açılmış kollarının mekan açısı ona dansta “sen” ile bağlıyor. Bu dengenin amacı dansçının sanatıdır |
| Dans, boşalımın biçimlendirilmesidir. İnsan sakinliğinin oluşumunu dik durduğunda üzerindeki etkiyle başlatır,suskunluk sınırsız mekanı açar.Bütün enerji yolları vücutta ayaklarda son bulur. Toprağın ritmini ve hareketini hissetmek için çıplak ayakla dans edilirdi eskiden.
İnsan ömrü doğum – yaşam – ölüm olarak dairesel bir döngü içinde geçer. İşte Meditatif Dans budur. Müzik ve hareketlerin etkisiyle insanların kendi iç alemini doyuma ulaştırmak ve rahatlatmak amacını taşır. Önemli olaylar dansla gösterilir ve dansta yaratıcılık vardır. Çıkış noktası, insanın iç duygularını doğayla birleştirmek, bazen yenmek, bazen yenilip kabullenmek ve düşüncenin bir noktada yoğunlaştırmasıyla bilinci özgür bırakabilmektir. Böylece insan kendi ruhuna hakim olarak yeni bir kişilik yaratır. Dans ile topluluğun hayat merkezine katılan insan, değişmiş yeni bir birey olur. Böylece dış çevresini mükemmelleştirici bir etki yaratabilir. Eğer dans başlarsa Orada sadece dans olur Ve hiçbir dansçı dahi olmaz Artık günlük yaşam doğanın ritmini bozan mekanik aletlerin akışı ile yönetilmekte ve insan sağlığı bozulmaktadır. Beden ve ruh bütünlüğünü sağlayamamış bireyler, kendi içerisindeki ben-in tutsağı olmuşlardır. Yeni bir insan kişiliğini aramaları gerekir. İnsan kişiliğinin yeniden doğuşu kendi iç dünyasının derinliğinden oluşur. Sürekli tekrar edilen hareketlerle, ruhun serbest kalması ve rahatlaması sağlanır. Böylece insan kendi ruhuna hakim olarak yeni bir kişilik yaratır. Dansta bu işlem için doğuş alanı dairedir. Dairede oynayan kişi eş anlamlı bir bütünlük ve birliğin içindedir.Etkilenme elden ele geçerek sağlanır. Daire dansında özgürlük ve bağlanma bir dengede tutulur. Hareketler sırasında bir ısı oluşur. Ve vücudun terleme fazına kadar kanlanmasını sağlar. Böylece bir iç uyanıklık başlar. Hayatın gerçek anlamı dansın iç huzuru ve uyanıklığı sayesinde kazanılır. - Dansın Meditasyonu – İnsan bedeni kollar yana açık olduğunda dengede iken, ayak ucundan başa ve baştan ayak ucuna kadar inen bir hayat enerjisinin akışının var olduğuna inanılır. Dans eden kişiler bir yerden sonra kendilerini tamamen dansa verirler. Duygularının yoğunlaşmasıyla birlikte manevi bir gücün varlığını hissedip, çok daha yoğun duygular içine gömüldükleri görülür. Böylece değişime uğramış olurlar. Dans bir boşalım aracıdır. İnsan vücudunu sakinleştirir. Suskunluktan ileri gelen müzik ve hareketle bütünleşme sonucunda, bütün enerji yolları ayaklarda son bulur. Dansçının ayak adımları onun fikirlerini yansıtır. Vücudu nerede ise ruhu oradadır. Ruhu nerde ise ayakları oradadır.
|
|
